29 Ekim 2009 Perşembe

Osman... yani ya OFSAYT OSMAN





Hikayemiz Tophane'de namuslu, tövbekar serserilerin, berduşların keyif çattığı bir meyhanede başlıyor. Müdavim akşamcılardan Çift Uskur Hulusi Reis'in anlatımıyla sevimli serseri Ofsayt Osman'ın hikayesine tanık olmaya davet ediliriz: Bu film yenik, ezik ve beceriksiz bir gencin hikayesidir.

Balık ve anason kokusunun burnumuzun direğini sızlattığı bu ilk sahnede sinemamızın horoz Nuri'si burada cellat Nuri olarak karşımıza çıkar. Yaka bağır açılmış, etrafında bir emri ile elleirne göğsüne vuran “emret abimiz” diyen bitirimlerin cirit attığı, bu sosyete kızlarının hepsinin de mantar olduğu, İstanbul şoförlerinin hepsinin de hızlı gittiği...

çatlak, patlak, delik de deşik, kambur, kör, lanet manet hepsine bakılıp da mastor çekilen bu izbe ama neşeli mekanda neşeli bir şarkıyı da Osman, Osman Ezik yani bilinen adıyla Ofsayt Osman söylemektedir. Osman, hayatı boyunca hiç gol atamamış, hiçbir işi rast gitmeyen, çevresindekilerce sevilen ama bir o kadar da dalga geçilen, kaybetmeye alışmış ama “Allah büyük be, bir gün bakacak yüzüme” diyebilen bir adamdır. Osman'ın belki de sonunda gole gideceği yol iki zengin Adanalı iş adamının bahsi ile açılacaktır.

SEN OFSAYT NEDİR BİLİR MİSİN ?
Filmin en önemli ve dokunaklı tiradının başlangıç cümlesidir bu. Bu tiradı ilk önce parasında gözü olan dolandırıcı Ayla'ya söyle.
“Ofsayt nedir bilir misin ? Ofsayt... Futbol yani. Tam gol atacak gibi olursun, hakem bir düdük...geri çevirir insanı. Benim şansım böyledir anam böyledir işte. Benim ki şans değil rüşvet yemiş futbol hakemi mübarek . Geçtim golden, aut bile attırmıyor. Hep ofsayt hep ofsayt “.

HAYATININ TEK GOLÜ : FİLİZ
Filmin devamında bir aşk hikayesine de tanık oluruz. Bu ömrü boyunca bir gol atamamış Osman, Sarayburnu'nun soğuk sularına atlamak üzere olan şarkıcı Filiz'in hayatını kurtarır. Hasat bir kardeşi vardır, ona bakamamaktadır, tek kurtuluşudur ölüme atlamak. Nice Türk filminin klasik sahnesidir bu. Hayatını kurtardığı bu kıza aşık olacaktır Osman, kız da ona. Ne var ki ona bir bahsin kahramanı olduğunu söyleyemez ve kendisini :“ ben Osman... of... yani Of'lu Sayitoğlu Osman, biraz Adanalıyım” diye tanıtır. Anında bir ters u dönüş, bir çalım bir Ofsayt Osman kıvırmasıdır bu. Ofsayt da olsa adamdır Osman ve kalbiyle konuşur sevdiği kıza :"seni gördüğüm zaman içimde böyle bişeyler oldu. Konuşmayı beceremem ama, anladın dimi ? canımsın be. güneşimsin. havamsın. yani bu ağzımdaki izmarit yok mu be kız işte onun gibi benimsin be. yani buramdasın be. sen hayatımın tek golüsün yani." Nice filmdeki değme aşk sözcüklerinden daha etkilleyici daha sahicidir.

Yani öğretmek gibi olmasın ama kimsenin on parasına dokunmadım. kimsenin emniyetine yani böyle bir halel getirmedim. Ama o küçük kız.. .Ya iki güne kadar gitmezse ölecek dediler hakim bey. Böyle bir şey... Hani saksıda çiçek gibi şu kadarcık. Sen olsan ne yapardın hakim bey ? Ya siz...Ölecekmiş, ölmesin dedim! Bir can kurtulsun dedim. Bütün hayatımda ofsayt dediler, bir işe yaramaz, sümsük dediler, varsın yine desinler dedim. Hayatımda bir defacık bir kız sevdim, onu da kaybedeyim dedim. Hayatımda bir kerecik bir şey kazanacak oldum onu da kaybedeyim dedim. Tek, bir can kurtulsun dedim. Çocuğu kurtaracak kadarını aldım, üst tarafına el sürmedim. Fena mı oldu? Sizler, hepiniz...hepiniz, hepiniz hakem olun abiler... ya bu maç be. Tıpkı bir maç. Ama böyle hayat sahasında oynanıyor. Oyuncuları bizleriz. Topumuz da namusumuz, vicdanımız, insanlığımız. ben, ben Osman. ofsayt Osman.
Söyleyin be... Allah rızası için söyleyin. Gene mi atamadım golü ha? Bu da mı gol değil be? Gol mü?
– Zühre : gol!
- bu da mı gol değil be!
Ferhat Ağa: gol yavrum gol.
- bu da mı gol değil!Adaletine, insanlığına kurban olayım hakim bey, bu da mı gol değil ?
- gol!

0 yorum:

Yorum Gönder